Avrupa’da Aşırı Sağ: Adolf Hitler’den Marine Le Pen’e

Birinci Dünya Savaşı sonrası İtilaf Devletleri ile Almanya arasında imzalanan Versay Antlaşması, Avrupa’da faşist ideolojinin gelişmesinin ve İkinci Dünya Savaşı’nın en önemli nedenlerinden biridir.  Bu antlaşmayla savaşın mağlubu Almanya’ya çok ağır koşullar dikte ettirilmiştir.  Bismark’ın kurduğu Almanya yıkılmış, yeni bir Avrupa haritası çizilmiştir. Avusturya, Çekoslovakya, Polonya bağımsızlığa kavuşmuş, Litvanya devleti kurulmuş; içinde çok sayıda Alman vatandaşının yaşadığı bazı topraklar Fransa, Belçika, Danimarka sınırları içinde kalmıştır. Almanya ödeyebileceğinin … Okumaya devam et Avrupa’da Aşırı Sağ: Adolf Hitler’den Marine Le Pen’e

İNKILAPLARI DOĞURAN HAMLELERDİR

Bu yazıyı aşağıdaki linkten sesli olarak dinleyebilirsiniz. Önsöz Bir ulusu oluşturan bireylerin yaşadıkları toplumun tarihiyle yüzleşmesi ve hatta hesaplaşmasının önemli olduğuna inanırım. Doğal olarak bunu yapabilmek için bir tarih bilincine ve kaynaklara dayanan kültürel, entelektüel birikime gereksinim olduğunu kabul etmek gerekir. Aksi halde ezberlerimize kazınmış ilkokul bilgilerinden, sloganlardan ve marşlardan oluşan, liderlerin kahramanlıklarına dayanan, sorgulamayan, dogmalardan ibaret bir tarih bilincine sahip oluruz. Hal böyle olunca … Okumaya devam et İNKILAPLARI DOĞURAN HAMLELERDİR

Hurafelere ve Bilim Düşmanlığına Karşı Şiirli Cumalar: İbrahim Zeki Burdurlu

Şiirli Cumalar muhafazakâr bir toplum olmaya, yobazlığa, nefret diline, hurafelere, faşizme, bilim düşmanlığına, Ortadoğu bataklığına gömülmeye karşı bir duruş ve direniştir. Bu hafta için seçtiğim şair genç kuşak okurlar tarafından az tanınan, buna karşılık özgün dil yapısıyla edebiyatımızın çok önemli isimlerinden biri olan İbrahim Zeki Burdurlu, 1922- 1984 yılları arasında yaşamıştır.  İbrahim Zeki Burdurlu, 1922 yılında Burdur‟un Üç Dübek mahallesinde, Mevlâna sokağında, döşeme taşlı, dar … Okumaya devam et Hurafelere ve Bilim Düşmanlığına Karşı Şiirli Cumalar: İbrahim Zeki Burdurlu

Nefret Diline ve Faşizme Karşı Şiirli Cumalar: Hasan Basri Alp

Şiirli Cumalar muhafazakâr bir toplum olmaya, yobazlığa, nefret diline, hurafelere, faşizme, bilim düşmanlığına, Ortadoğu bataklığına gömülmeye karşı bir duruş ve direniştir. Bu hafta için seçtiğim şair Hasan Basri Alp, 1912- 1945 yılları arasında yaşamıştır. Çorum’un Mecitözü ilçesinde dünyaya gelmiştir; babası emniyet teşkilatında çalışan Komiser Mehmet Şakir Efendi’dir. 1918 yılında annesi Fatma Hanım vefat eder, Hasan Basri altı yaşındadır. Yıllar sonra, ortaokul yıllarında annesinin ölümüyle ilgili … Okumaya devam et Nefret Diline ve Faşizme Karşı Şiirli Cumalar: Hasan Basri Alp

31,000 Yıl Önce Ampütasyon

Ampütasyonun ne olduğunu bilmiyor olabilirsiniz, Fransızcadan dilimize geçmiş tıbbi bir terim; kol, bacak, kulak gibi organların tedavi amacıyla kısmen veya tamamen kesilip çıkartılması anlamına geliyor. Kolayca tahmin edebileceğiniz gibi ampütasyon ameliyesi, gelişmiş cerrahi prosedürlere, kapsamlı insan anatomisi bilgisine ve hatırı sayılır teknik beceriye sahip olmayı gerektiren karmaşık bir tıbbi eylemdir. Tıbbın tarihsel gelişimi ile ilgili hâkim görüş, yaklaşık 10.000 yıl önce yerleşik tarım toplumlarının ortaya … Okumaya devam et 31,000 Yıl Önce Ampütasyon

Seul’den İzmir’e: İki Müze!

Bu yazımda İzmir Arkeoloji Müzesinde çektiğim bir kedinin fotoğrafı “üzerine” yazacağım; fotoğrafı çektiğim pazar gününün öğle vaktinde, müzenin benim dışımdaki tek ziyaretçisi ve belki de ev sahibi olduğu için kıymetli bir kedicik bu. Bakışlarındaki “ne işin var burada?” istihzasını görüyorsunuzdur.  İzmir Arkeoloji Müzesi, Fotoğraf DOGAN ALPASLAN DEMIR. Kedinin arka planındaki devasa küpün adı dolium; Antik çağda zeytinyağı, şarap, tahıl vb. saklanmasında yaygın olarak kullanılmış. Deniz … Okumaya devam et Seul’den İzmir’e: İki Müze!

SİVRİSİNEK

Uzun yıllar önceydi, 35-36 yıl geçmiş; Antalya’nın turistik bir beldesinde poliklinik yapıyordum. Ülkesini hatırlamıyorum, Avrupalı orta yaşlarda bir erkek turistin muayenesini yapıp reçetesini verdikten sonra kısa bir konuşma geçti aramızda. İnsan bu kadar yıl sonra hatırlar mı? Böylesi unutulmaz, akıldan da çıkmaz. Konuşmamız bana sorduğu “sıtma” sorusuyla başlamıştı.  Neyse ki soru bildiğim yerden gelmişti; hatta Sabahattin Ali’nin sıtma üzerine yazdığı kısa öyküsü “Sulfata”yı[i] yeni okumuştum, genç … Okumaya devam et SİVRİSİNEK

Bir Fotoğraf Hikayesi: Barış Günü mü?

Bugünün fotoğrafı bize barış, huzur, rehavet duyguları veren bir balıkçı teknesi. Gözlerimizin dalmasına, içimizin geçmesine izin verdiğimiz bir ruh haline çağırıyor bizi.  İşte böyle bir huzur uykusundaki Polonya, 1 Eylül 1939 sabahı Alman tanklarının ülkeyi ezip geçmesiyle uyandı. II. Dünya Savaşı başlamıştı.  Almanya’nın Polonya işgali ile dünya savaşının başlaması ilköğretim 5-6. sınıf bilgisi; “kötülerin en kötüsü” Adolf Hitler, 6 yıl boyunca dünyayı ateş ve kana … Okumaya devam et Bir Fotoğraf Hikayesi: Barış Günü mü?

Bir Fotoğraf Hikayesi: Deve Dikeni ve Panait Israti

Bu yazıyı 1 dakika 20 saniye içinde okuyabilirsiniz. Bugün sizinle paylaşacağım fotoğraf bir diken, deve dikeni. Kısa bir süre önce köpeğim Hektor’la yaptığımız yürüyüşlerden birinde çektim. Deve dikeni yerküremizde en çok sembol olmuş bitkilerden biridir, belki de ilk sıradadır. Hristiyan inancında kutsaldır, Anadolu’da Meryem Ana dikeni olarak da bilinir. İskoçya’nın sembollerindendir. Ana Britannica ansiklopedisinin logosudur. Tıpta uçsuz bucaksız bir kullanım alanı bulmuştur. Ama benim için … Okumaya devam et Bir Fotoğraf Hikayesi: Deve Dikeni ve Panait Israti

Bir Fotoğraf Hikayesi: Minimalist Çiçek

Sosyal medyada her gün bir fotoğraf paylaşıyorum; bugünün kısmetine kırmızı bir çiçek düştü, nedir, bu çiçek “kötü yola düştüğümün” de kıpkırmızı bir resmidir. Çünkü hiç tarzım olmadığı halde “minimalist” bir fotoğraf çekmiş ve onu sizinle paylaşmış bulunuyorum. Bugün o “kötü yola” düşmüşlüğün hikayesini anlatacağım.  Minimalizmi sevmedim, sevemedim! Minimalistler nesneleri tarihinden, kültürel ve çevresel bağıntılarından temizleyerek, duygu ve biçimsel özelliklerinden ayıklayarak, “arınmış” bir sanata ulaşmaya çalıştıklarını … Okumaya devam et Bir Fotoğraf Hikayesi: Minimalist Çiçek