“AKŞAMLARI ÇÜRÜK İPLERİMDEN AKIN AKIN”

Mesleğe başladığım ilk yıllardaydı, kasım veya aralık ayı olmalı, 36-37 yıl önce. Toroslarda bir köyün sağlık ocağı hekimliğini yapıyorum; sağlık ocağı köyün merkezinde, yaklaşık 500 metre mesafede de evim var. Benim mesai saatim belli ama hastalıkların belirsiz; hastalığının acil olduğuna karar veren herkes gece veya gündüz evimin kapısını çalıyor… Soğuk bir gecenin kör vakti kapım çalındı. Tek katlı evimin camlarından vuran farların ışığına, motoru çalışan … Okumaya devam et “AKŞAMLARI ÇÜRÜK İPLERİMDEN AKIN AKIN”

“Acemi Nalbant Gavur Eşeğinde Öğrenir”

“Varsın gidiyorlarsa gitsinler, bizler de üniversiteleri yeni bitiren doktorlarımızı buralarda istihdam eder yola devam ederiz” diyerek kapı gösterilince tuhaf oluyor insan, hele de hekimlik mesleğinde 40 yıla giderken daha da tuhaf… Gidelim, yerimizi de yeni mezun genç arkadaşlarımız alsınlar ama bir halk sözü var, hatırlatayım: Acemi nalbant gavur eşeğinde öğrenir. Okumaya devam et “Acemi Nalbant Gavur Eşeğinde Öğrenir”