Siyasal Hipnoz: Şehir Efsaneleri Nasıl Yayılıyor ve Neden İnandırıcı?

Görsel: Doğan Alpaslan Demir

Sosyal medyada ilk kez görmüyorum ama kendini muhalif olarak tanımlayan bir tarih öğretmeni tarafından paylaşıldığını görünce dayanamayıp çöktüm klavye başına. Eminim “Daha bunun gibi daha neler neler kaynıyor sosyal medyada” diyorsunuz; haklısınız ama  güncel siyasetin temel kodlarına dokunan bu paylaşım bir “tarihçiden” gelince yerimden hoplattı beni, sonuçta  yazmadan edemedim. 

Konu iki cümlelik bir paylaşım, aşağıda yazıyorum: 

“O beğenmediğiniz Ecevit, kendisiyle görüşmek isteyen Barzani’ye; “Sen kimsin, onbaşımla bile görüşemezsin”… demişti.

Fakirdik ama ONURLU bir ülkeydik!..”

Noktasına virgülüne dokunmadım, aynen yazılan bu. İnternette araştırınca bu mesajın WhatsApp zincir mesajlarında ve diğer pek çok sosyal medya platformunda pek çok kez paylaşıldığını, bu mesajı onaylayan sebil gibi yorumların olduğunu gördüm. Bazı yorumlarda itiraz edenler olmuş, “bu sözü söyleyen Ecevit değil Kenan Evren’di, Süleyman Demirel’di, Turgut Özal’dı ve hatta Ahmet Necdet Sezer söyledi” gibi seç beğen al yorumlar bulunuyor. Uzun etmeden yazıyorum: 

“Sen kimsin, onbaşımla bile görüşemezsin” sözü Ecevit’e ait değildir, Türk siyasi tarihinde bu sözün herhangi bir devlet yetkilisi tarafından söylendiğine dair bir kayıt yok! Ne Bülent Ecevit’in resmî tutanaklarında ne anılarında ne röportajlarında ne de devlet arşivlerinde böyle bir ifade var. Peki ama bu anlama gelebilecek siyasi bir tavır var mı? Ona da açıklık getirelim: 

1970’lerde Molla Mustafa Barzani Irak’ta Kürt isyanının lideriydi ve Türkiye ile zaman zaman temas talebinde bulunduğu biliniyor. Ancak Ecevit’in böyle hakaret içeren bir yanıt verdiğini gösteren tek bir belge yok! Tersine, Ecevit hükümetlerinin Kürt meselesine bakışı ideolojik olarak katı olsa da diplomatik üslup açısından böyle bir çıkış yaptığına dair kanıt yoktur. 

Madem başladık derinleşerek ilerleyelim: 1999–2002 DSP–MHP–ANAP koalisyonu döneminde (Ecevit’in üçüncü başbakanlığı) Barzani/Talabani ile ilgili böyle bir söz, ima, hatta sert diplomatik çıkış var mıydı? Cevap yine hayır, kayıtlarda yok.

1999–2002 döneminde muhatap kimdi? Molla Mustafa Barzani hayatta değildi (1979’da öldü). Kuzey Irak’taki liderler Mesut Barzani ve Celal Talabani idi. Bu dönemde Türkiye’nin politikası neydi? DSP–MHP–ANAP koalisyonu döneminde Türkiye, PKK’nın Irak’ın kuzeyindeki varlığına karşı operasyonlar yürütüyor, Barzani ve Talabani ile dolaylı görüşmeler yapıyor, zaman zaman güvenlik koordinasyonu sağlanıyordu.

Bu ilişkiler diplomatik dille ve ölçülü olmuştur.  Meclis tutanakları, basın açıklamaları, Dışişleri kayıtları 1999–2002 yıllarına ait Meclis tutanakları, Başbakanlık konuşmaları, MGK bildirilerinde Ecevit’in Barzani/Talabani hakkında küçültücü, “onbaşımla bile görüştürmem” tarzında tek bir ifadeye rastlanmaz.

Pekâlâ, Komiser Kolombo titizliği ile iz sürmeyi sürdürüyoruz. Bu söz (“Sen kimsin, onbaşımla bile görüştürmem”) herhangi bir Türk devlet yetkilisi tarafından Barzani’ye veya başka bir Kürt liderine söylenmiş olabilir mi? Hayır! Tarihsel, arşivsel hiçbir kayıt yok. Bu söz 1970’lerden itibaren bazen İsmet İnönü’ye, Süleyman Demirel’e, Kenan Evren’e, Turgut Özal’a atfedilmiştir.  Gerçekliği yoktur. 

Peki Türk devleti Barzani/Talabani’ye gerçekten sert çıkışlar yaptı mı?

Evet, eleştirel ve sert açıklamalar oldu, ama hiçbirinde aşağılayıcı bir dil yok: 

Süleyman Demirel (1970’ler ve 1990’lar): Demirel, Barzani ve Talabani’nin Türkiye’nin kırmızı çizgilerine yaklaşmasını eleştiren açıklamalar yapmıştır: “Kuzey Irak’ta bağımsız Kürt devleti Türkiye için kabul edilemez.”

Turgut Özal ise ekonomik çıkarları önceleyen bir ilişki politikası benimsedi. 

Kenan Evren döneminde askeri yönetim Kuzey Irak’taki ayrılıkçı hareketlere karşı çok sert tutum takındı, fakat “Onbaşımla bile görüşemezsin” benzeri bir söz yoktur. MGK bildirileri tamamen bürokratik ve diplomatik üsluptadır.

TSK zaman zaman KDP–KYB’yi (Barzani–Talabani) PKK’ya tolerans göstermekle suçlayan açıklamalar yaptı. Ama yine diplomatik sınırlar aşılmamıştır. 

1990’larda internet forumları ve 2000’lerden itibaren Facebook/WhatsApp zincirleri bu hikâyeyi Ecevit’e yapıştırmıştır. 

Peki bu uydurma mesajlar uzun yıllar boyunca gündemde nasıl ve neden kalıyor: 

Kısaca şunu söyleyebilirim, bu tür ifadeler siyasette şehir efsanesi (urban legend) hâline gelmiş, yıllardır dolaşan uydurma kalıp bilgilerdir. “Eskiden devlet çok sertti, bugün aynı ağırlık yok” mesajı toplumda “tutmuş” bir hikayedir, fakat gerçek bir temeli yoktur. Böylesi iddialar Türkiye’de geçmişe dönük “onurlu devlet ve bugünkü durum karşılaştırması” söylemine oturduğu için sosyal medyada sıkça paylaşılan politik bir mit hâline gelmiştir.

Sonsöz olarak

Belki biraz spekülatif ve fazlaca hipotetik olabilir ama kanaatimce bu tür iletiler insan toplumları üzerinde bir tür hipnoz etkisi oluşturmaktadır. Oluşan hipnoz etkisinin şiddeti, o toplumun eğitim düzeyi, siyasal rejimi ve hurafe toplumu olup olmadığı ile yakından ilişkili görülüyor. Baskıcı rejimlerde, biat kültürü üzerine inşa edilmiş toplum yapılanmalarında ve dini dogmaların günlük yaşam üzerinde çok etkili olduğu ülkelerde böylesi iletilerinin yayılmasının hızlı olduğu görünüyor. En önemlisi, şehir efsanesi iletilerine verilen bireysel/toplumsal reflekslerin ölçülebilir olduğu ve bir dizi sosyal deneylerde kullanıldığı/kullanılabileceği kanaati taşıyorum. Böylelikle iktidar aygıtlarına yönelik tehdit veya kalkışmaların nasıl yönetilebileceği, oluşagelen hipnoz hali kullanılarak insan toplumlarının nasıl ve nereye yöneltilebileceği, ahlaki değer, inanç ve kültür değerlerinin nasıl “kıvama getirilebileceği” ayrıntılarıyla ortaya konabilir. 


Doğan Alpaslan Demir sitesinden daha fazla şey keşfedin

Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.

Siyasal Hipnoz: Şehir Efsaneleri Nasıl Yayılıyor ve Neden İnandırıcı?” üzerine 2 yorum

  1. En büyük sorunlarımızdan biri bu? Şiiri ait olmayan şairler, sözü ait olmayan yazarların söylemlerini yazmak, paylaşmak. Ortalık kakafonik, tekdüze, aynı tornadan çıkmış insanlar, eşyalar ve söylemlerle dolu. Araştırmadan; kopyala yapıştır. 🤦🏼‍♀️🤦🏼‍♀️🤦🏼‍♀️

    Liked by 1 kişi

  2. peki hocam, bu kürtleri aşağılamak değilmidir? Yıllarca aşağıladık kürtleri, tabi böyle bir söyleme de herkes inaniyor…

    Beğen

Anonim için bir cevap yazın Cevabı iptal et