TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş “Çerçeve Yasa[i]” oylaması sonrası 467 kabul oyuna dikkat çekti ve Anayasa değişikliği için “siyasi iklimin olgunlaştığını” açıkladı. Anlaşılan önümüzdeki ayların gündem maddesi yeni Anayasa olacak.
Anayasa değişikliği deniyor ama içeriği açıklanmış değil. Muhtelif Anayasa değişikliği senaryoları var ve daha şimdiden kıyasıya tartışmalar başladı. Bu yazıda siyaset gündemine gelmesi muhtemel bir Anayasa değişikliğinin muhtevasını ve bunun sonuçları hakkındaki değerlendirmemi okuyacaksınız.
İlk aşamada Anayasa değişikliğinin konu başlıklarının neler olabileceğine bakalım:
- Cumhurbaşkanı R. T. Erdoğan’ın yapılacak seçimlerde aday olabilmesinin önünün açılması.
- Cumhurbaşkanı seçilmek için gereken %50+1 kuralının kaldırılarak seçimin tek turlu yapılması ve en yüksek oyu alan kişinin Cumhurbaşkanı seçilmesi.[ii]
- Anayasa’daki vatandaşlık tanımının yeniden düzenlenmesi. Anayasa’nın 66. maddesinin ilk cümlesi “Türk Devletine vatandaşlık bağı ile bağlı olan herkes Türktür.” şeklinde düzenlenmiştir. DEM Parti’nin bu maddenin revize edilmesi konusundaki talebi uzun süredir biliniyor. Bu talebe merkez sağ partilerden sadece DEVA Partisi destek veriyor.[iii] Ancak bu değişikliğe MHP’nin tepkisi çok sert.[iv]
- Anayasa’nın 42. maddesi eğitim hakkını düzenler ve son paragrafının ilk cümlesi “Türkçeden başka hiçbir dil, eğitim ve öğretim kurumlarında Türk vatandaşlarına ana dilleri olarak okutulamaz ve öğretilemez.” olarak düzenlenmiştir. DEM Parti bu maddenin de değiştirilmesini, yeniden düzenlenmesini talep ediyor.
- Anayasa’nın 127. maddesindeki “görevleri ile ilgili bir suç sebebi ile hakkında soruşturma veya kovuşturma açılan mahallî idare organları veya bu organların üyelerini, İçişleri Bakanı, geçici bir tedbir olarak, kesin hükme kadar uzaklaştırabilir.” ifadesinin kaldırılması söz konusu edilebilir. Bu maddede yapılabilecek değişiklikle “kayyım” uygulamasına son verilmesi gündeme gelebilir.
- Cumhurbaşkanlığı Hükümet sisteminin kısmen değiştirilerek TBMM’nin denetim yetkilerinin artırılması sağlanabilir ve bununla pakete daha çok “demokrasi” kazandırılabilir.
- Yerel yönetimlerin yetkilerinin artırılarak özellikle Güneydoğu’da örtülü bir federatif yönetim modelinin DEM Parti tabanında tartışıldığını, istendiğini duyuyoruz. Ama MHP lideri Bahçeli’nin bu konuyu kırmızı çizgiyle işaretlemesi, TBMM Başkanı Kurtulmuş’un “Federasyon söz konusu edilemez” açıklaması nedeniyle gündeme getirilmesi olasılığı çok düşük. Ama bu konuda ara model arayışı olacağını, yoruma açık bazı Anayasal düzenlemeler yapılmasının mümkün olduğunu, federatif yapıya yaklaşan bazı düzenlemelerin gündeme getirilebileceğini gözden uzak tutmamak gerekir.
- Anayasa değişikliği konusu gündeme gelirse sadece yasa maddeleri tartışılmayacaktır. “Terörsüz Türkiye için çerçeve yasa” düzenleme sürecinde gündemin en çok tartışılan konusu Abdullah Öcalan için “umut hakkı” olmuştu. Öcalan’ın İmralı’daki yaşam, iletişim, çalışma koşullarını genişleten “umut hakkı” konusu bir Anayasa değişikliği gerektirmiyor, muhtemelen bu konu takas/pazarlık konusu olmaya devam edecektir.
Yukarıda detaylandırdığım, Anayasa değişikliğinde gündeme gelmesi olası maddelerin tümünün değişiklik paketine girmesi beklenmemelidir. Öte yandan mevcut iktidarın Anayasa değişikliğine ihtiyacı var gibi görünüyor, Meclis Başkanı Kurtulmuş bunu açıkça ifade etti. Anayasa maddelerinde yapılacak değişikliler ise pazarlık ve takasa tabi. Bu maddelerin bazılarının özellikle MHP’nin tabanına anlatılabilmesi pek mümkün görünmüyor. Ama partilerin tabanlarına ihtiyaçları var mı? Asıl sorun burada!
Anayasa değişikliği TBMM’nin görevi, sonucu belirleyen ise sayılar. Bu nedenle tartışmaların arka planında “Evet/Hayır” oylarının sayısı hesaplanacak ve tüm süreç boyu yapılacak pazarlıklar denklemin bir tarafının ağırlığını tartacak. TBMM’de partilerin milletvekili dağılımları elimizin altında olmalı, yazının devamında aşağıdaki tabloya göz atmak ihtiyacı duyacaksınız.

Önce bir Anayasa değişikliği için hangi oy sayılarına ihtiyaç duyulduğunu bilmemiz gerekiyor; sırayla yazıyorum.
Anayasa değişikliği teklifi için 200 milletvekili yeterli. Yani AKP tek başına bu teklifi Meclise getirebilir.
Anayasa değişikliği için en az 360 kabul oyu gerekiyor. Mevcut iktidar bloğu yani AKP+ MHP + HÜDA PAR + DSP bu sayıya ulaşamıyor, 328 oyda kalıyor. Takas, pazarlık… Adını ne koyarsanız, denklemi kuracak olan DEM Parti. DEM Partili 56 milletvekilinin oyu ile kabul yeter sayısı olan 360 geçilerek 384 oya ulaşılıyor. Anayasa değişiklik teklifi Meclisten geçiyor ama nasıl? 360-399 arasındaki kabul oyu durumunda, öneri halk oyuna, referanduma götürülecektir. Cumhurbaşkanı’nın Meclis’e iade yetkisi olduğunu da hatırlatmalıyım.
Referandum
Mevcut ekonomik kriz biraz nefes alınır hale gelmeden yapılacak bir referandum AKP için bir güven oylamasına dönüşür. Apaçık görüyoruz, mevcut Meclis aritmetiğinin politik tonu, toplumun ekonomik çaresizliğinin verdiği/vereceği tepkiyi yansıtmıyor. İktidar partisi için “yetmez ama evet” şeklinde bir referandumun koşullarının bulunmadığı kanısındayım. Kaldı ki DEM Parti oylarını kazanmak için yapılacak Anayasa değişiklik maddelerinin bazıları, toplumun geniş kesimlerinde sert bir tepki görecektir. Bu şartlardaki referandum, iktidar partisi için siyasi intihar olacaktır. O zaman ne?
Anayasa değişiklikleri için bir kritik eşik daha var: 400 kabul oyu. Anayasa değişiklik teklifi 400 kabul oyu alırsa, Cumhurbaşkanı’nın da onayıyla, referanduma gerek kalmadan yasalaşır. İktidar bloğu partileri ve DEM Parti’nin hiç fire vermeden kabul oyu vermesi durumunda 16 oy eksik kalıyor. Peki İYİ Parti, Yeni Yol Partisi, CHP, YENİ Parti, küçük partiler ve bağımsızlar arasından 16 milletvekili devşirmek çok mu zor? Cevabı biliyorsunuz!
Tek turlu seçim
Bu yazının temel iddiası şudur: Anayasa değişikliğinin en önemli amacı tek turlu bir Cumhurbaşkanlığı seçimi yapılmasıdır. Bu seçim ister 2027 yılında yapılsın ister 2028, muhalefet tek aday çıkarmadığı durumda, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın seçimi kazanma olasılığı büyük ölçüde artacaktır. İtiraz ettiğinizi duyar gibiyim. Pek çoğunuz “muhalefetin eli armut toplamıyor, birleşip tek aday çıkarırlar, Erdoğan kazanamaz” diyorsunuz. Haklı olabilirsiniz ama sanmıyorum. Tek turlu bir seçimde Erdoğan karşısında yalnızca YENİ PARTİ adayının olacağını mı düşünüyorsunuz? Açıkçası, hem İyi Parti/Zafer Partisi olası ittifakının hem de DEM Parti’nin aday çıkaracağını sanıyorum. Ayrıca Mansur Yavaş faktörü var! Hala CHP üyesi ve üzerinde müthiş bir baskı olduğundan şüphe etmediğim Yavaş’ın merkez sağda büyükçe bir destekçi kitlesi bulunuyor. Yavaş bağımsız aday olmaya, CHP’den veya merkez sağdaki bir ittifaktan aday olmaya ikna edilebilir mi? Bu sorunun cevabını bilmiyoruz ama karamsar olduğumu saklayamayacağım.
Karamsar değil misiniz? Ne mutlu size, ya gündemi izlemiyorsunuz ya da Voltaire’ın Candide ve İyimserlik kitabını okumadınız.
DİPNOTLAR
[i] Terörsüz Türkiye Sürecinin Hukuki Çerçevesine İlişkin Kanun.
[ii] Bu değişiklik için Anayasa’nın 101. maddesinin değiştirilmesi gerekir. Daha spesifik olarak, 101. maddenin Cumhurbaşkanının seçilme usulünü düzenleyen beşinci fıkrası değiştirilmelidir.
[iii] 2 Ocak 2023 tarihli Deva Partisi’nin X paylaşımı, Ali Babacan: Anayasamızın 66. maddesini, çağımızın gereği olarak, kapsayıcı bir anlayışla yeniden ele almayı teklif ediyoruz.
[iv] MHP lideri Devlet Bahçeli, “Devanın başkanının Türklüğün nesi ve neresi rahatsız etmektedir. Türklüğü anayasadan çıkarmayı cesedimizi çiğnemeden nasıl başaracaktır? https://www.indyturk.com/node/598041/haber/anayasanın-66-maddesi-revize-edilsin-tartışması…-kürtler-ve-türkler-eşit-haklara
izafi.org sitesinden daha fazla şey keşfedin
Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.