NOLI TURBARE CIRCULOS MEOS

Kitabı indir   Daha önce bir köşe yazısı olarak sizlerle paylaştığım bir makalemi geliştirerek kitap daha doğrusu kitapçık (risale) haline getirdim. Kültür Bakanlığı’na bireysel yayımcı olmak için başvuru yaptım ve yazdığım kitaba ISBN numarası aldım. Bu kitapçık bir e-kitap olarak hazırlanmış ve PDF formatında yayına sunulmuştur. Yayına verdiğim bu kitabın telif hakları tarafıma aittir ve tümüyle ücretsiz olarak yayına sunuyorum. Kitap üzerinde değişiklik yapmamak kaydıyla … Okumaya devam et NOLI TURBARE CIRCULOS MEOS

“İnkılapları doğuran hamlelerdir”

Birinci Dünya Savaşı öncesi Fransa’sına gidip, çağdaş, entelektüel, özgür düşünceli, sol siyasal duruşa sahip bir erkeğe, kadınların seçimlerde oy kullanması üzerine fikirlerini sorabilseydik, alacağımız cevap yaklaşık olarak şu minvalde olurdu: “Ülkemiz kadınlarının ezici bir çoğunluğu kilisenin etkisi altında bulunuyor, kadınlar ruhban sınıfı tarafından kolayca yönlendirilebilir. Eğer kadınlara oy kullanma hakkı tanınırsa, siyasi dengeler sağ muhafazakarların lehine dönecektir. Kadınların oy kullanmaması kilisenin gücünü sınırlayabilmek için elzemdir.” … Okumaya devam et “İnkılapları doğuran hamlelerdir”

Bir toplumun ilerleme hızı, en yavaş yürüyenin hızına eşittir.

Bir toplumun ilerleme/gelişme hızını ölçmek, bu hıza etki eden etmenleri açıklamak için pek çok yöntem ileri sürülebilir. Muhtemelen bu yöntemlerin her biri, toplumların ilerleme hızları konusunda bilimsel yöntemlerle desteklenmiş niteliksel ve niceliksel algoritmalara sahiptir. Nedir, benim toplumların ilerleme hızı konusunda tek cümlelik bir sosyal denklemim var: Bir toplumun ilerleme hızı, en yavaş yürüyenin hızına eşittir. Bir örnekle açıklayacağım:  On kişilik bir topluluğumuz var. Bu on … Okumaya devam et Bir toplumun ilerleme hızı, en yavaş yürüyenin hızına eşittir.

İnanç objelerinin yerini almaya hazırlanan bir “yeni dünya düzeni bilgisi” gelişiyor, geliştiriliyor.

Haberi okuduysanız koltuklarınız kabarmıştır; cesur, bilgili, kendini toplumun sorunlarına karşı sorumlu hisseden akademisyenlerimiz, kamu çalışanlarımız var diye gurur duymuşsunuzdur. Bir yandan da “bize neler neler yediriyorlar, bilinçli olmalı ve tepkimizi göstermeliyiz” diye düşünmüş ve okuduğunuz iletiyi tüm arkadaşlarınıza, sosyal medya çevrenize yaymakta tereddüt etmemişsinizdir. SOLİTİN Solitin adlı bir maddeden bahsediyorum; “Ankara Hıfsızsıhha[1] Gıda Denetim Bölüm Başkan Yardımcısı ve iki asistanı” bu kimyasal maddenin süt ürünlerine … Okumaya devam et İnanç objelerinin yerini almaya hazırlanan bir “yeni dünya düzeni bilgisi” gelişiyor, geliştiriliyor.

Ezberlerimizle Yaşıyoruz- 2. Bölüm

Ezberlerimizle yaşıyoruz” başlıklı yazı dizisinin 2. bölümüyle devam ediyoruz. Birinci bölümü okuyup unutmadıysanız “GİRİŞ” bölümünü atlayabilirsiniz.  GİRİŞ Böyle bir yazı dizisine başlama nedenimi açıklamalıyım: Yaşamın günlük koşuşturmacası içinde fark etmesek de her gün çok sayıda karar alıyoruz, basit!  Karmaşık! Aldığımız kararları nasıl aldığımızı hiç düşündünüz mü? Hiç tartışmadığımız, üzerinde düşünme gereği duymadığımız, doğruluğundan asla şüphe etmediğimiz, aklımızın girilmedik bir köşesi olan ezberlerimizin üzerine kuruyoruz kararlarımızı. … Okumaya devam et Ezberlerimizle Yaşıyoruz- 2. Bölüm

Bir Mukavemet Dergi yazarının gözünden Mukavemet…

Mukavemet Dergi’nin Kasım ayı sayısı (9. Sayı) küçük bir gecikme ile çok yakında çıkıyor. Bildiğiniz gibi Mukavemet Dergi’nin çıkacağı günlerde gazete bayileri önünde geceden başlayan uzun kuyruklar oluşuyor. Portatif sandalye, çay termosu, battaniyesini alıp kuyrukta bekleyen Mukavemet okurları ile ayfon kuyruğunda bekleyenler arasında hararetli tartışmalar da yaşanıyor. En mukavim telefonu Apple firmasının ürettiğini iddia eden ayfoncular, Mukavemet okurları tarafından düzenlenen “Emperyalizmin kalbi Houstan’da atıyor” konulu … Okumaya devam et Bir Mukavemet Dergi yazarının gözünden Mukavemet…

Yılmaz Özdil’in “İyi” Yazısına İtirazım Var…

Yılmaz Özdil’in “İYİ” başlıklı yazısı toplumun önemli bir kesimi tarafından beğenildi, paylaşıldı; yazıda, yeni kurulan “İYİ” partinin genel başkanının kadın olmasının, çağdaş dünyanın trendini yansıttığı vurgulanmış ve bu nedenle de partinin de “İYİ” olduğu iddia edilmiştir. Yılmaz Özdil’in bu yazıdaki iddialarının hemen tümüne itiraz ediyorum, ilginizi çektiyse başlayalım. Sayın Özdil “İYİ” başlığı taşıyan yazısına Nezihe Muhiddin ile başlamış, iyi seçim! Genç Cumhuriyetin öncü kadınlarından biri Nezihe Muhiddin; … Okumaya devam et Yılmaz Özdil’in “İyi” Yazısına İtirazım Var…

İtaatsiz

“Roma, Campo Dei Fiori; Zeytin ve limon sepetleri, Şarapla yıkanmış, Çiçeklerle bezenmiş kaldırımlar, Masalara saçıyor satıcılar Pembe ürünlerini denizin, Siyah üzüm salkımlarını, Tüyleri üzerine düşen şeftalilerin. İşte tam bu meydanda Yakıldı Giordano Bruno; Tutuşturdu cellat, Bakışları altında, meraklı serserilerin Ve daha sönmemişti alevler, Doluverdiğinde tavernalar; Başlarında zeytin ve limon sepetleri, Ortalıkta dolaşırken satıcılar.” Czeslaw Milosz’ın ‘Campo dei Fiori’ başlıklı şiirinden. Giordano Bruno adını ilk defa duymadığınızı … Okumaya devam et İtaatsiz

İki bakımdan mahpus

Tarihin binlerce yıl boyunca karanlıktan aydınlığa, cehaletten bilgeliğe aktığına dair belli belirsiz bir fikriyatınız varsa bir kenara bırakın onları; belki bu yazıyı okuduktan sonra bir daha işinize yaramayabilir. Bin yıl öncesine gidiyoruz, Ortadoğu’ya, Ortadoğu’nun Suriyesine, bugünün İdlip kenti yakınlarında bulunan Ma’arretü’n-Nu’man kentine. Takvimler İsa’dan sonra 973 yılını gösteriyor. Şehrin tanınmış ailelerinden birinin evinde yeni doğan bir bebeğin hayata tutunuş çığlıkları duyuluyor. Babası şehrin kadısı, amcası … Okumaya devam et İki bakımdan mahpus

Yiğit gölgesinde yiğit saklanır

Vakti zamanında Anadolu’nun uzak bir köşesinde kendine göre varlıklı bir adam yaşıyormuş. Çevresindekilerin deyişiyle zeki ve mukallit bir adammış. Gel zaman git zaman yaşı ilerlemiş, hastalanmış. Tek oğlu Hasan’ı yanı başına çağırmış. “Ey oğul, bana ecel vakti göründü, Azrail kapı önünde bekliyor, beni almadan da gitmez uğursuz. Şimdi beni iyice dinle. Benden sonra bütün malım, mülküm, toprağım senin olacak. İzin vereler iki torba altın almadan … Okumaya devam et Yiğit gölgesinde yiğit saklanır