İSTANBUL DEPREMİ VE II. ABDÜLHAMİT

Yazının başlığına bakıp 30 yıl içinde %70 olasılıkla meydana gelebilecek ve bir milyon insanın ölümüyle sonuçlanacak İstanbul depremi üzerine yazdığımı; yazının sonunda da allem kallem edip Abdülhamit’e bağlayacağımı düşündüyseniz yanıldınız.. Bu yazımı II. Abdülhamit’in saltanatı döneminde, 10 Temmuz 1894 yılında meydana gelen depremi anlatmak üzere kaleme aldım. Marmara depreminin 20. sene-i devriyesinde birbirinin aynısı veya benzeri yazılara “üzgün emojisi” koymaktan gına gelen okurlarım için yazdım. … Okumaya devam et İSTANBUL DEPREMİ VE II. ABDÜLHAMİT

500 Facebook arkadaşı aranıyor: Grotesk bir manifesto

  Yazının başlığına bakıp, gözlerinizi belertip “Bu ne şimdi?” diyeceksiniz, demeyin lütfen. Facebook[i] ekosisteminin zift ve lağım karışığı ilişkilerine manifesto türünden bir isyanı en etkili şekilde verebilmek kaygısıyla çıktı bu başlık ortaya. Buyurun, başlıyoruz.   Fenomen Bu yazının kaleme alınmasından iki gün önce[ii]Asena D. adını kullanan bir Twitter kullanıcısı, iki milyona yakın takipçisi olan Haluk Levent’e hitaben şu mesajı yazmış:  “Abi günlerdir ağlıyorum. 12 yaşındaki kızım … Okumaya devam et 500 Facebook arkadaşı aranıyor: Grotesk bir manifesto

Işılay Saygın ve 40 yıllık gerçek bir öykü

Bu yazıda adı geçen kişi ve siyasi “gruplara” karşı eleştiri, destek, küçümseme vb. bir amacım bulunmamaktadır. Yazımda bu anlama gelen ifadeler varsa amacımın dışına çıkmışım demektir. Bu yazıda birkaç gün önce vefat eden Işılay Saygın’a ait 40 yıl önceye ait bir anımı aktaracağım. Bu yazıyı kaleme almaktaki tek ereğim, 40 yıl içindeki “siyaset yapma” usullerindeki değişime karınca kararınca dikkat çekmektir. Bu yazıyı okuyan okurlarımın Işılay … Okumaya devam et Işılay Saygın ve 40 yıllık gerçek bir öykü

CAMİDE CİNAYET

  Bu yazı yer yer abartılı ironik ve sarkastik öğeler içermektedir. Ortaya koyduğum argümanlar tekil örnekler üzerinden işlenmiş olduğundan temkinli yaklaşılması önerilir. Yazının içerdiği dipnotların okunması şiddetle tavsiye olunur, vitaminli yeri dipnotlarda.     Gazetelerin yalancısıyım, haber şu: “Ordu’nun Fatsa ilçesinde 82 yaşındaki bir kişi 80 yaşındaki kardeşini tabancayla vurarak öldürdü.” Bazılarınız “Üçüncü sayfaların sıradan haberlerinden biri” diyerek konuya ilgi göstermemiş olabilir, haklısınız, şiddet ve … Okumaya devam et CAMİDE CİNAYET

Kitap fuarı

İzmir’de kitap fuarı olacak da gidilmeyecek, yok öyle bir dünya. Saat 11.00’i biraz geçerken Fuar’da olacak şekilde hazırlandım. Kitap fuarı gezmenin uzun ve yorucu bir “gezi” olacağını bildiğimden her zaman yanımda taşıdığım dizüstü bilgisayarımı ve çantamdan eksik olmayan kitapları almadan yola çıktım. Geçen yıl kitap fuarına giderken kitaplar için sırt çantamı yeterli görmüştüm, bu yüzden kitapların ağırlığından günlerce sırt ağrısı çekmiş, üstelik sırt çantam kitapların … Okumaya devam et Kitap fuarı

Gündemin üç hali

vebazen susarsınne sevdiğin bilinirne de öfken Maşuk İzafi[i] 31 Mart yerel seçim sonuçlarının AKP- MHP iktidar bloğu üstünde yıkıcı olmasa da sarsıcı bir etki yarattığını söylemek hata olmaz. Açıkçası bu seçim sonuçlarını kazananlar üzerinden değil kaybedenler üzerinden okumak siyasi aklın gereğidir diye düşünüyorum. Dikkat ederseniz, sosyal medyada siyasi tercihlerini açıklayan büyük bir kitle Diyarbakır’da HDP’nin, Tunceli-Dersim’de TKP’nin, Ankara’da MHP kökenli Mansur Yavaş’ın kazanmasını büyük bir … Okumaya devam et Gündemin üç hali

biri de hiçbir yere gitmeyen!

Bu seçimin yerel seçim olmaktan çıktığını görmek için Goya’nın[i]bakışlarına, gözlerine ihtiyacımız yok. Geldiğimiz noktada bizleri sandık başına götürecek itici güç, seçime aday olanların bize anlattığı planlar, projeler ve vaatler olmadığı gibi oy verilecek adayların kişilikleri ve siyasi kimlikleri de anlamını yitirdi, 31 Mart akşamına kadar. Neden mi? Şili’de 1970’li yılların ortasında yaşanan bir olay yüzünden. Biraz sabır lütfen, açıklayacağım.  Norman Jewison’un yapımcı ve yönetmenliğini üstlendiği … Okumaya devam et biri de hiçbir yere gitmeyen!

Venezuela 4 – Bolivar

Güney Amerika’nın en güçlü kalemlerinden biri olan Eduardo Galeano’nun Latin Amerika’nın Kesik Damarları adlı kitabının akademik tarihçilik anlamında bir iddiası olmasa da Latin Amerika ülkelerinin geçmişi hakkında nefis bir dille çok değerli bilgiler sunar. Nedir, Eduarda Galeano’nun bu kitabının yanı sıra Latin Amerika tarihi üzerine yazılmış akademik makale, araştırma, tez ve kitapları da okuyan bir kişi için (mesela ben) Latin Amerika’nın Kesik Damarları’nı okumak sayfalar … Okumaya devam et Venezuela 4 – Bolivar

NAL BİR MIH İKİ

  Nal Bir Mıh İki Kitabını buradan indirebilirsiniz. Yayına sunmamın üzerinden bir yıla yakın bir süre geçmiş; NAL BİR MIH İKİ adını taşıyan, PDF formatında ücretsiz olarak okurların bilgi ve ilgisine sunduğum kitabımı pek çok internet ortamında yayımlamıştım. Bugün kitabımı yayımladığım ortamlardan biri olan ve binlerce e- kitabı bünyesinde barındıran Publitory internet sitesinde en çok okunan kitaplar arasında ilk sıralarda olduğunu gördüm. Bunun yanında Azerbaycan … Okumaya devam et NAL BİR MIH İKİ

MAŞUK İZAFİ’DEN YOKSUL DÜNYA ÇOCUKLARINA

21 Mart 2019, Dünya Şiir Günü, bugün sözü halk ozanı Maşuk İzafi’ye bırakıyorum. Maşuk İzafi’nin kapitalizmin acımasızlığına terkedilmiş, dünyamızın yoksul çocuklarına ithaf ettiği şiirini sesiyle ve sözüyle sizlerle paylaşıyorum.   Güzel okuyun, güzel dinleyin… NOTLAR:  *Okuduğunuz/dinlediğiniz şiir Maşuk İzafi mahlasını kullanan Doğan Alpaslan Demir’e aittir. kaynak göstermeden kullanılamaz.  **Videoda kullanılan görseller Pixabay internet sitesinden alınmıştır.    Okumaya devam et MAŞUK İZAFİ’DEN YOKSUL DÜNYA ÇOCUKLARINA