ABDÜLHAMİT VE YENİ OSMANLICILIK

“Yeni Osmanlıcılık” terimini giderek daha sık duyduğunuzu, üç aşağı beş yukarı anlamı konusunda bir fikriniz olduğunu sanıyorum. Günümüzde hem AKP, MHP ve diğer sağ partilerin tabanları arasında çok sayıda savunucusu olduğu anlaşılıyor. Üzerinde uzlaşılmış bir örgüt, parti vb. yapı olmamasına, siyasal duruşlarını ilan eden bir bildirgeleri de bulunmamasına rağmen sosyal medyada sıkça kullanılan bir sembolleri bulunuyor. Son şekli II. Abdülhamit döneminde verilmiş olan Osmanlı arması, … Okumaya devam et ABDÜLHAMİT VE YENİ OSMANLICILIK

TRUMP

Tek tanrılı dinlerin önemli simgelerinden biri olan Goliath, üç metre boyunda yenilmez bir mitolojik savaşçıdır. Hakkındaki öykü M.Ö 11. yüzyıla tarihlendirilir. Goliath, Kuran’da Davut Peygamber olarak bilinen David tarafından sapanla öldürülür. Hikâyeye göre Goliath’ın tek zayıf noktası alnıdır ve alnını bir miğferle korumaktadır. David’in askerleri kalkanları ile güneş ışınlarını Goliath’ın alnına yönlendirir. Isınan miğferi çıkartmak zorunda kalan Goliath, David’in sapanla attığı taşla vurulur ve ölür. … Okumaya devam et TRUMP

Kim Zalim?

Anadolu’yu işgal eden Timur, Akşehir’in fikrine hürmet edilen, sözü geçen kişilerini huzuruna çağırtır ve sorar onlara. “Fikrinizi öğrenmek istiyorum, söyleyin bakalım, ben zalim miyim, yoksa adaletten yana bir hükümdar mıyım?” Karşılarındaki koca Timur, astığı astık kestiği kestik bir tiran, yine de az sayıdaki cesur adam “zalimsin” demekten çekinmez. Geri kalanlar ise “olur mu öyle şey, elbette ki adilsiniz” diye cevap verir. Timur cevapların hiçbirini beğenmez, … Okumaya devam et Kim Zalim?

BİR METAFOR OLARAK KIRMIZI ARABA

  “Yok artık, o kadar da değil” diyebilirsiniz, belki de haklısınız, nedir; Temmuz ayından bu yana akıllı uslu araba kullananların yaşamlarının cehenneme döndüğünü düşünüyorum. Kural tanımazlık, pervasızlık, ben-ben-ben sadece ben diyen bir şuursuzluk direksiyonlara hâkim oldu kanısındayım. Gelelim bu sabaha, hızlı değilse de akıyor trafik. Her an nereden ve kimin çıkacağını bilmeden kullandığım aracımın hemen önünde onu gördüm. Kırmızı, yeni yıkanmış, fiyakalı, satın alınırken benim … Okumaya devam et BİR METAFOR OLARAK KIRMIZI ARABA

Abdülhamit- Sansür, Hafiye, Jurnal

1894 yılının 10 Temmuz gününün öğleden sonrası İstanbul için yıkım günüdür. Şiddetini 7.0 olarak tahmin ettiğimiz bir depremle sarsılır Osmanlı başkenti. Resmi kayıtlara bakarsanız 474 kişi hayatını kaybetmiştir. Ancak gerçek sayı bunun çok üstünde olmalıdır. Sultan Abdülhamit sansürü, vakit geçirmeden ölü sayısı üzerine tahminde bulunmayı bile yasaklamıştır. Abdülhamit, tahta çıkmasından dört ay sonra, 23 Aralık 1876’da Kanuni Esasi’yi (Anayasa) ilan etmiştir. Nedir; 12. Maddenin “Matbuat … Okumaya devam et Abdülhamit- Sansür, Hafiye, Jurnal

RUH GÜNÜ

    Bu yazı 10 Ekim Dünya Ruh Sağlığı Günü münasebetiyle kaleme alınmıştır. Didim’de yaşayan Nazmi Z.  2 Eylül’de Facebook sayfasına “En değerli varlığım. Canım eşim, kader ortağım, dert arkadaşım. Evimin neşesi, yuvamın direği sen varlığınla çok yaşa. Seni veren Allah’a şükürler olsun”  diye yazmış, beş hafta sonra, 9 Ekim’de, evi terk eden eşini ve kayınvalidesini pompalı tüfekle öldürmüş. Eski lahitleri kırıp içinde hazine arayan … Okumaya devam et RUH GÜNÜ

OLMAZ BÖYLE, BÖYLE OLMAZ

Toplumların köşeye sıkıştıkları, at izi it izini bırakın, bok böceği ile zürafanın birbirine dolandığı dönemler vardır. Böyle zamanlarda fizik kaideleri devreye girer; homo sapiens adlı memeli türü, köşeye sıkıştığı dar boğazlarda kayaları yıkar, çok üstüne gelindiğinde ise eline geçirdiği taşı yapıştırır zalime, zulmedene. Yani zor oyunu bozar. Nedir, fizik yasalarının “el aman” dediği, bok böceğinin zürafayı yuttuğu, sıçığını da bize bıraktığı bir çağ bu. Öyküyü … Okumaya devam et OLMAZ BÖYLE, BÖYLE OLMAZ

YILDIZ YILDIZ ABDÜLHAMİT

Osmanlı- Rus Savaşı (93 harbi) hezimetle bitmiş ve Osmanlı delegelerinin alabildiğine aşağılandığı Berlin Kongresi ile sınırları daha da daralan Osmanlı Devleti varlığını korumayı başarmıştır. Ama Sultan Abdülhamit huzura kavuşmaktan çok uzaktır. Sultan III. Selim’in tahttan indirilip feci bir biçimde öldürülmesinin üzerinden 70 yıl geçmiş, padişahların “hal ve katli” neredeyse unutulmaya yüz tutmuşken arka arkaya iki padişahın tahttan indirilmesi ile Abdülhamit’in kuşkucu ve kuruntulu kişiliği giderek … Okumaya devam et YILDIZ YILDIZ ABDÜLHAMİT

ÖNÜM ARKAM, SAĞIM SOLUM ABDÜLHAMİT

Necip Fazıl Kısakürek’in “Abdülhamid’i anlamak her şeyi anlamak olacaktır” sözü fena halde çarpmıştır beni. Düşünebiliyor musunuz, her şeyi, ama her şeyi anlayabileceksiniz. Oldum olası nükleer fiziği anlayabilmeyi isterdim; önce Abdülhamit’i anla sonra da CERN’de Tanrı parçacığı arayan bir fizikçi ol mesela, iyiymiş. Deneme türünde ve üç bölümden oluşacak olan bu yazının konusu Abdülhamit. 33 yıl saltanat sürmüş, 34. Osmanlı Padişahı II. Abdülhamit’i külliyen anlatabileceğimi sanmadığınızı … Okumaya devam et ÖNÜM ARKAM, SAĞIM SOLUM ABDÜLHAMİT

“Başlatmayın aşk acınıza, okullar açılıyor.”

Sosyal medyada paylaşılan bir haberin başlığı şu şekilde: “İzlandalı kadınlarla evlenen göçmenlere aylık 5000 dolar” Başlığın altında koyu puntolarla yazılmış bir de alt başlık yer alıyor. “Yetersiz erkek nüfusu nedeniyle zor günler yaşayan İzlanda, sorunun çözümü için ülkede yaşayan göçmenlere, İzlandalı kadınlarla evlenmeleri durumunda aylık 5000 dolar ödeyecek!” Yazının devamını okumak için haber linkini tıklıyorsunuz, heyhat, güzel İzlanda kadınlarının kollarını açıp “erkek istiyoruz” dedikleri falan … Okumaya devam et “Başlatmayın aşk acınıza, okullar açılıyor.”