OLMAZ BÖYLE, BÖYLE OLMAZ

Toplumların köşeye sıkıştıkları, at izi it izini bırakın, bok böceği ile zürafanın birbirine dolandığı dönemler vardır. Böyle zamanlarda fizik kaideleri devreye girer; homo sapiens adlı memeli türü, köşeye sıkıştığı dar boğazlarda kayaları yıkar, çok üstüne gelindiğinde ise eline geçirdiği taşı yapıştırır zalime, zulmedene. Yani zor oyunu bozar. Nedir, fizik yasalarının “el aman” dediği, bok böceğinin zürafayı yuttuğu, sıçığını da bize bıraktığı bir çağ bu. Öyküyü … Okumaya devam et OLMAZ BÖYLE, BÖYLE OLMAZ

YILDIZ YILDIZ ABDÜLHAMİT

Osmanlı- Rus Savaşı (93 harbi) hezimetle bitmiş ve Osmanlı delegelerinin alabildiğine aşağılandığı Berlin Kongresi ile sınırları daha da daralan Osmanlı Devleti varlığını korumayı başarmıştır. Ama Sultan Abdülhamit huzura kavuşmaktan çok uzaktır. Sultan III. Selim’in tahttan indirilip feci bir biçimde öldürülmesinin üzerinden 70 yıl geçmiş, padişahların “hal ve katli” neredeyse unutulmaya yüz tutmuşken arka arkaya iki padişahın tahttan indirilmesi ile Abdülhamit’in kuşkucu ve kuruntulu kişiliği giderek … Okumaya devam et YILDIZ YILDIZ ABDÜLHAMİT

ÖNÜM ARKAM, SAĞIM SOLUM ABDÜLHAMİT

Necip Fazıl Kısakürek’in “Abdülhamid’i anlamak her şeyi anlamak olacaktır” sözü fena halde çarpmıştır beni. Düşünebiliyor musunuz, her şeyi, ama her şeyi anlayabileceksiniz. Oldum olası nükleer fiziği anlayabilmeyi isterdim; önce Abdülhamit’i anla sonra da CERN’de Tanrı parçacığı arayan bir fizikçi ol mesela, iyiymiş. Deneme türünde ve üç bölümden oluşacak olan bu yazının konusu Abdülhamit. 33 yıl saltanat sürmüş, 34. Osmanlı Padişahı II. Abdülhamit’i külliyen anlatabileceğimi sanmadığınızı … Okumaya devam et ÖNÜM ARKAM, SAĞIM SOLUM ABDÜLHAMİT

“Başlatmayın aşk acınıza, okullar açılıyor.”

Sosyal medyada paylaşılan bir haberin başlığı şu şekilde: “İzlandalı kadınlarla evlenen göçmenlere aylık 5000 dolar” Başlığın altında koyu puntolarla yazılmış bir de alt başlık yer alıyor. “Yetersiz erkek nüfusu nedeniyle zor günler yaşayan İzlanda, sorunun çözümü için ülkede yaşayan göçmenlere, İzlandalı kadınlarla evlenmeleri durumunda aylık 5000 dolar ödeyecek!” Yazının devamını okumak için haber linkini tıklıyorsunuz, heyhat, güzel İzlanda kadınlarının kollarını açıp “erkek istiyoruz” dedikleri falan … Okumaya devam et “Başlatmayın aşk acınıza, okullar açılıyor.”

Çok Kızıyorum Tarık Akan’a

Evet, yanlış okumadınız. Çok kızıyorum Tarık Akan’a. Öyle böyle değil, harbiden kızıyorum. Hemen gözlerinizi dört açıp, kaşlarınızı kaldırmayın. Okuyun, bana hak verecek ve siz de kızacaksınız. Tarık Akan’a kızgınlığımın yaptığı filmlerle, devrimciliğiyle, ülkemiz sorunlarına olan duyarlılığı ve eylemliliğiyle ilişkisi yok elbette. Faşist, gerici, zalim iktidarlara karşı duruşuna şapka çıkarırım. Kızgınım, çünkü sorumsuzdu. Kızgınım, çünkü bu sorumsuzluğu yüzünden 66 yaşında öldü. Tarık Akan’ın birikimine, donanımına, yaşam … Okumaya devam et Çok Kızıyorum Tarık Akan’a

Ölüm Selfisi

50- 100 bin yıl evvel Neandertal insanın ölülerini bir ritüel eşliğinde gömdüğünü biliyoruz. Kuzey Irak’ta Zagros dağlarındaki ünlü Şanidar Mağarası’nda bulunan ve çiçeklerle birlikte gömülen Neandertal insana ait kalıntılar, Neandertal’lerin ölümün ve dolaylı olarak yaşamın farkında oluş gibi bir bilişsel olgunluğa ulaştıklarını gösteriyor. Şanidar Mağarası bulguları bile Homo Sapiens ile Neandertal insan ilişkisi üzerine iki çift söz söyleyebilmeyi, toplayıcı/avcı Sapiens’in ileri sürüldüğü kadar masum olmayabileceğini, … Okumaya devam et Ölüm Selfisi

“Neşeyi zulalamak en iyisi…”

Yıllardır Şiirli Cumalar adını verdiğim donkişotvari bir proje sürdürüyor ve her cuma günü bir şairi ve şiirlerini tanıtıyorum. Projemin fiyakalı da bir tanımı var: ŞİİRLİ CUMALAR, Ortadoğu bataklığına itilmeye, muhafazakâr bir toplum olmaya ve nefret diline karşı bir duruştur. Ayrıntısına girmek gereksiz, meraklısı için yazımın sonuna birkaç link koyacağım. Her cuma günü Twitter’da, Şiirli Cumalar internet sitesinde ve Facebook Şiirli Cumalar  kapalı grubunda şiirle buluşuyoruz. Facebook … Okumaya devam et “Neşeyi zulalamak en iyisi…”

Eevee’yi evolve ettiğinizde, Vaporeon, Jolteon ya da Flareon’a evrilir

Yazının başlığını okuduğunuzda “ne var bunda, herhalde yani” dediyseniz, sizi şu tarafa alalım, sizler için bir Lure Modüle aktif edeceğim, bekleyin. Ayrıca geçmiş olsun dileklerimi kabul edin lütfen. İçinizden bazıları, “Memleket elden gidiyor, böyle bir yazının zamanı mı?”  diyecek olabilir, eh, kısmen haklısınız, nedir; memleket zaten elden gitmiş, hiç değilse çocukları/gençleri kurtaralım, kurtarabilirsek. Çocuklar, gençler deyince pes ettiniz, peki, buyurun başlıyoruz. “Hayır, benim çocuğum yapmaz, … Okumaya devam et Eevee’yi evolve ettiğinizde, Vaporeon, Jolteon ya da Flareon’a evrilir

“NASIRLI ELLERDE KİR OLASICA”

“Adı bilinmedik derde düşesin Aşından akrep çıksın, görmeyip yutasın Devedikeni aş ekmeği olsun Dirhem dirhem yarılasın Doğum gecesinde ebe gelmesin, akşamdan sabaha dara kalasın Her nefeste döşünden sızı gelsin İyi gıdalara perhiz tutasın Suyu sana İblis versin” Bedduanın ne olduğunu biliyorsunuz, kısaca kötü dilek anlamına geliyor. Çaresiz kalmış, haksızlığa uğramış,  beklediğini bulamamış, zulme uğramış hemen her insanın dilinin zulasından çıkarıverdiği sözcük demetidir beddua. Dini bir … Okumaya devam et “NASIRLI ELLERDE KİR OLASICA”

Yiğit Gölgesinde Yiğit Saklanır

Vakti zamanında Anadolu’nun uzak bir köşesinde kendine göre varlıklı bir adam yaşıyormuş. Çevresindekilerin deyişiyle zeki, esprili ve mugallit bir adammış. Gel zaman git zaman yaşı ilerlemiş, hastalanmış. Tek oğlu Hasan’ı yanı başına çağırmış. “Ey oğul, bana ecel vakti göründü, Azrail kapı önünde bekliyor, beni almadan da gitmez uğursuz. Şimdi beni iyice dinle. Benden sonra bütün malım, mülküm, toprağım senin olacak. İzin vereler iki torba altın … Okumaya devam et Yiğit Gölgesinde Yiğit Saklanır