KAR BAYKUŞU VE DOĞUM KONTROLÜ

Kar kraliçesi unvanını fazlasıyla hak ediyor doğrusu, beyaz tüyleri, bal rengi gözleri, 1,5 metreyi bulan kanat açıklığı ile Arthur Rimbaud’un şiirlerinden kaçmış bir havası var. Jack London’ın kutup hikâyelerinde ondan niye bahsetmediğini bir türlü anlamamışımdır. Oysa kuzeyin ürkütücü yalnızlığına ve keskin soğuğuna en çok yakışan hayvandır o, kar baykuşu. Tüm alımlı güzelliğine karşın yaşamı zorludur dişi kar baykuşlarının.  Eksi 40 dereceye varan soğukta yaşamını sürdürmek, … Okumaya devam et KAR BAYKUŞU VE DOĞUM KONTROLÜ

YAKIN YAKIN…

Bugün 31 Mayıs, Dünya Sigarayı Bırakma Günü, namı diğer Dünya Sigarasız Günü. Telaş yok, ne sigaranın zararlarını ne de nasıl bırakılacağını anlatacak değilim.  Kaldı ki “hım, bugün sigara bırakma günüymüş, sigarayı hemen bugün bırakayım” diyen sigara tiryakisi olduğunu hiç sanmam. Hem açık açık söyleyeyim, gündemin buram buram faşizm koktuğu şu günlerin insanın ruh ve beden sağlığı üzerinde yaptığı tahribatın sigaradan daha az olduğunu hiç sanmıyorum. Sağlığımızı … Okumaya devam et YAKIN YAKIN…

BİR KANDİL de BÖYLE GEÇTİ

  Çocukluğum Manisa’sının unutulmazlarından birisi de çıtır pıtır gecesiydi. Günler öncesinden başlardı hazırlıklar, mahalle bakkallarından işportacılara kadar pek çok yerde barut içerikli çatapatlar satılırdı. Duvara sürtünce çıtır çıtır yanan ve bir kâğıdın üzerine sürülü düğme büyüklüğündeki çıtır pıtır, bir tele takılan veya tabancasıyla patlatılan mantar, kahverengi kalın bir kâğıdın içindeki fitilli traka, sadece büyük çocukların el sürebildiği minyatür bir dinamiti andıran torpil, pahalı olduğu için … Okumaya devam et BİR KANDİL de BÖYLE GEÇTİ

MAHREMİYET ÖNLÜĞÜ

Ülke gündemi yoğun, bir yandan ülkemizi yönetecek “düşük profilli” bir başbakan arıyoruz. Gönüllüsü de meraklısı da çok, meğer “ben omurgasızın tekiyim” demek ayıp bir şey olmaktan çıkmış. Son gelişmeler ışığında muhalefetten anladığımızın Erdoğan karşıtlığı, iktidar yanlısı olmanın da Erdoğan yandaşlığı olduğunu tescillemiş olduk. Bir yandan da Panama Belgeleri çıktı başımıza, 101 şirket, 21 aracı şirket, 684 gerçek kişinin isimleri gazete köşelerinde. Dün arabamı park ettiğim … Okumaya devam et MAHREMİYET ÖNLÜĞÜ

DİL, TDK VE KİRLİLİK ÜZERİNE

Hem fiyakalı hem de dolgun, gösterişli bir yazı yazmaya niyetli olsaydım sözlüğün tarihinden başlardım. Fransa’da mağara duvarlarına çizilen bazı resimlerin bir tür sözlük olabileceğinin tartışıldığını yazardım. Bilinen en eski sözlüğün 24 tablet üzerine yazılmış Sümerce- Akadca bir lügat olduğunu ve M.Ö 2300 yılında hazırlandığını yazmak ayrı bir ciddiyet kazandırırdı yazıya. Kaşgarlı Mahmud’u unutmamalı, Divanü Lugati’t-Türk’ün yazarı, 11. Yüzyıl’da yaşamış ilk sözlükçümüz. Hakkında çok az şey … Okumaya devam et DİL, TDK VE KİRLİLİK ÜZERİNE

KISAS

  Ne zamandır sosyal medya ahalisi böylesine mutlu olmamıştı, bir sevinç, bir sevinç; milliyetçilerden sosyal demokratlara, paralellerden AKP’lilere, Kürtçülerden ulusalcılara kadar pek çok kişi neredeyse horon tepecek, o denli yani. Tecavüz edildikten sonra hunharca öldürülen Özgecan Aslan’ın katili Suphi Altındöken’in, cezaevinde tabancayla vurularak öldürülmesiydi bunca sevincin sebebi. İddiaya göre cinayet, sahtecilik, suç örgütü kurma suçlarından 50 yıl hapse mahkûm Gültekin Alan, yüksek güvenlikli Adana F … Okumaya devam et KISAS

8.EDWARD, STEFAN ZWEIG VE CANSEL

1936 yılı Ocak ayında, Prens Edward babasının ölümünün ardından İngiltere Kralı ve Britanya İmparatoru oldu. Ancak bir problem vardı, Edward aşıktı. “Ne var bunda, koskoca kral, evlensin bitsin” demeyin; sevdiği kadın Wallis Simpson, iki evlilik yapmış, kraliyet ailesine mensup olmayan bir Amerikalıydı. Edward doğal olarak sevdiği kadınla evlenmek istedi, ancak olanaksız bir istekti bu. İngiltere Kilisesi, yasalardan güçlü kraliyet gelenekleri ve başta dönemin Başbakanı Stanley … Okumaya devam et 8.EDWARD, STEFAN ZWEIG VE CANSEL

AKILLI HAMAMCI VE FAHRENHAYT 451

1981 yılı olmalı, 80 sonrası, üç üniversite öğrencisi şimdilerde adı Portakal Kafe olan Bornova Büyük Park’ta, o zamanın deyişiyle çay bahçesinde oturuyorlar. Sandalye ve masalar şimdiki gibi afili değil, her yanı gıcır gıcır öten tahta sandalyeler, cilasız/boyasız eski masalar. Birden çay bahçesinin dört köşesinden sivil polisler dalıyorlar, içlerinde gür sesli olan biri bağırıyor yüksek sesle, “kimse yerinden kalkmasın, arama yapacağız”. Üç kafadar üniversite öğrencisinden biri … Okumaya devam et AKILLI HAMAMCI VE FAHRENHAYT 451

SAVAŞA KARŞI BARIŞ, ÖLÜME KARŞI YAŞAM

Üyesi olduğum İzmir Tabip Odası’ndan dün bir mesaj aldım, okudum ama anlayamadım;  kendime sorduğum “Nasıl yani?” sorusunun cevabını bulmak için defalarca okumak zorunda kaldım. Mesaj kelimesi kelimesine şöyle: “ETNIK AYRILIKCI PKK NIN ULKEMIZI BOLMEK AMACIYLA SURDURDUGU SAVASA KARSI ULKEMIZIN VE ULUSUMUZUN BIRLIGINI SAVUNUYOR, YAPILAN GREV CAGRISINI DESTEKLEMIYORUZ” 25 Aralık 2015 günü DİSK- KESK- TMMOB bir araya gelerek 29 Aralık günü SAVAŞA KARŞI BARIŞ için bir … Okumaya devam et SAVAŞA KARŞI BARIŞ, ÖLÜME KARŞI YAŞAM

CİZRE VE SİLOPİ’DE ÖĞRETMENLER UZAKLAŞTIRILIYOR

Cizre ve Silopi’de öğretmenler “hizmet içi eğitim” adı altında bölgeden uzaklaştırılıyor. •Hizmet içi eğitimlerin bu şekilde yapılmadığını biliyoruz. Eğitimin süresi, konusu, yeri, harcırahların tahakkuku vb. konularında açıklama yok. Beş yaşında çocuğa anlatsanız “kandırıkçı seni” der. •Bölgeye yoğun askeri birlik sevkiyatı yapıldığı haberleri geliyor. Bu nedir? •Bölge halkı için bir tehdit sözkonusu ise diğer kamu çalışanları ve yörenin çocukları, diğer sivilleri için hangi tedbirler alındı? Yoksa … Okumaya devam et CİZRE VE SİLOPİ’DE ÖĞRETMENLER UZAKLAŞTIRILIYOR