SUSTUKÇA…

Giordano Bruno ve Şebnem Korur Fincancı için…   Giordano Bruno adını ilk defa duyuyorsanız fena, Atilla İlhan’ın hışmından kurtulamazsınız. Korkarım öbür taraftan bile gelir ve 5 Mayıs 1978 tarihli yazısında olduğu gibi gözlerini üzerinize diker ve ”Sahi siz de bilmiyor musunuz? Hayret! Oysa en az Gallileo Galilei kadar ünlüdür” derdi. Bruno’yu 1600 yılının soğuk bir 17 Şubat günü Roma’da Campo dei Fiori meydanında diri diri … Okumaya devam et SUSTUKÇA…

LİSEDE İSYAN (Üçüncü Bölüm)

LİSEDE İSYAN başlıklı yazı dizisinin ilk iki bölümünü okuyanlar “devrim olmasına az kaldı” izlenimine kapılmış olabilirler. Acı gerçeği hemen açıklamamda yarar var, yarın/bugün okulların kapanmasıyla beraber liselilerin devrim ateşi sönecek. İlk iki yazımı okumayanlar bu son cümlelerimden liselilerin eylemlerini küçümsediğim, “tiye” aldığım anlamını çıkarabilirler, çıkarmasınlar. Nedir, ilk iki yazımda liseli eylemlerini ballandıra ballandıra anlattıktan sonra bütün bu sürecin muhasebesini yapmamak olamaz. İki haftalık bu süreci … Okumaya devam et LİSEDE İSYAN (Üçüncü Bölüm)

LİSEDE İSYAN İkinci Bölüm

İstanbul Erkek Lisesi’nin (İEL) karanlığa sırt çevirme eylemi bir çığ etkisi yarattı. İEL’nin eyleminin ertesi günü Galatasaray Lisesi’nin pilav günü yapıldı. Öğrenciler pilav gününe gelen konuklara “Müdür Aranıyor” başlıklı ilan dağıttı. “Galatasaray Lisesi mezunu, sağduyu ve izan sahibi, akli dengesi yerinde, tercihen 120 üzeri IQ seviyesinde, gençlerle asgari seviyede iletişim kurabilecek, koltuğundan çok öğrencileri koruyacak, öğrencinin çamaşır makinesini, piyanosunu çalıp evine almayacak, hiçbir padişaha kölelik … Okumaya devam et LİSEDE İSYAN İkinci Bölüm

LİSEDE İSYAN Birinci Bölüm

Abitur, Alman eğitim sistemine ait bir kavramdır ve bir kişinin bu sistem içinde alabileceği en yetkin lise diplomasına karşılık gelir.  İstanbul Erkek Lisesi’nin (İEL) verdiği eğitim, öğrencilerin Abitur diplomasına sahip olabilmelerini hedefleyen bir model üzerine şekillenmiştir. Abitur diploması sahipleri dünyanın en gözde üniversitelerinde eğitim görme olanağına sahip olurlar. Pek çok alanda önemli isimler yetiştirmiştir İEL. Örneğin Sait Faik Arapça öğretmeni Seyit Salih Efendi’nin sandalyesine iğne … Okumaya devam et LİSEDE İSYAN Birinci Bölüm

HIRVATİSTAN CUMHURBAŞKANI

Futbola ilgi duymadığım gibi anlamam da, bu nedenle bir hatam varsa affola. Sanırım bugün Türkiye Hırvatistan arasında bir futbol maçı oynanacak. Twitter’da az önce dikkatimi çekti, pek çok kişi tarafından Türkiye Cumhurbaşkanı ile Hırvatistan Cumhurbaşkanı’nın yan yana fotoğrafları konmuş. Bir farkla, RTE’nin takım elbiseli fotoğrafının yanında Hırvatistan Cumhurbaşkanı’nın bikinili fotoğrafı yer alıyor. Bunu bir mizah konusu olarak paylaşan Twitter sakinleri, “şimdi hangi tarafı tutmalı” türünden … Okumaya devam et HIRVATİSTAN CUMHURBAŞKANI

KAR BAYKUŞU VE DOĞUM KONTROLÜ

Kar kraliçesi unvanını fazlasıyla hak ediyor doğrusu, beyaz tüyleri, bal rengi gözleri, 1,5 metreyi bulan kanat açıklığı ile Arthur Rimbaud’un şiirlerinden kaçmış bir havası var. Jack London’ın kutup hikâyelerinde ondan niye bahsetmediğini bir türlü anlamamışımdır. Oysa kuzeyin ürkütücü yalnızlığına ve keskin soğuğuna en çok yakışan hayvandır o, kar baykuşu. Tüm alımlı güzelliğine karşın yaşamı zorludur dişi kar baykuşlarının.  Eksi 40 dereceye varan soğukta yaşamını sürdürmek, … Okumaya devam et KAR BAYKUŞU VE DOĞUM KONTROLÜ

YAKIN YAKIN…

Bugün 31 Mayıs, Dünya Sigarayı Bırakma Günü, namı diğer Dünya Sigarasız Günü. Telaş yok, ne sigaranın zararlarını ne de nasıl bırakılacağını anlatacak değilim.  Kaldı ki “hım, bugün sigara bırakma günüymüş, sigarayı hemen bugün bırakayım” diyen sigara tiryakisi olduğunu hiç sanmam. Hem açık açık söyleyeyim, gündemin buram buram faşizm koktuğu şu günlerin insanın ruh ve beden sağlığı üzerinde yaptığı tahribatın sigaradan daha az olduğunu hiç sanmıyorum. Sağlığımızı … Okumaya devam et YAKIN YAKIN…

BİR KANDİL de BÖYLE GEÇTİ

  Çocukluğum Manisa’sının unutulmazlarından birisi de çıtır pıtır gecesiydi. Günler öncesinden başlardı hazırlıklar, mahalle bakkallarından işportacılara kadar pek çok yerde barut içerikli çatapatlar satılırdı. Duvara sürtünce çıtır çıtır yanan ve bir kâğıdın üzerine sürülü düğme büyüklüğündeki çıtır pıtır, bir tele takılan veya tabancasıyla patlatılan mantar, kahverengi kalın bir kâğıdın içindeki fitilli traka, sadece büyük çocukların el sürebildiği minyatür bir dinamiti andıran torpil, pahalı olduğu için … Okumaya devam et BİR KANDİL de BÖYLE GEÇTİ

MAHREMİYET ÖNLÜĞÜ

Ülke gündemi yoğun, bir yandan ülkemizi yönetecek “düşük profilli” bir başbakan arıyoruz. Gönüllüsü de meraklısı da çok, meğer “ben omurgasızın tekiyim” demek ayıp bir şey olmaktan çıkmış. Son gelişmeler ışığında muhalefetten anladığımızın Erdoğan karşıtlığı, iktidar yanlısı olmanın da Erdoğan yandaşlığı olduğunu tescillemiş olduk. Bir yandan da Panama Belgeleri çıktı başımıza, 101 şirket, 21 aracı şirket, 684 gerçek kişinin isimleri gazete köşelerinde. Dün arabamı park ettiğim … Okumaya devam et MAHREMİYET ÖNLÜĞÜ