SOSYAL MEDYADA ATATÜRK DİLİ

Televizyon muhabirleri gibi sokaktan geçen insanlara Ferdinand Macellan’ın kim olduğunu sorsam alacağım cevapları az çok tahmin edebiliyorum. Çocukluğundan beri külah yapılmış gazete kâğıtlarını bile okuyanlarla, günümüzün sıkı belgesel izleyicilerinin üç aşağı beş yukarı doğru cevabı vereceklerini sanıyorum. Yani onun önemli bir kâşif olduğunu, Atlas Okyanusu’nu aşarak Amerika’nın en güney ucundaki ve günümüzde Macellan’ın adını taşıyan boğazı geçtikten sonra adını sakin anlamına gelen “Pasifik” koyduğu Okyanusa … Okumaya devam et SOSYAL MEDYADA ATATÜRK DİLİ

BAŞKA BİR OKUL MÜMKÜN

Hababam Sınıfı filmini seyretmediğinize ihtimal vermediğim için doğrudan Mahmut Hoca ile başlıyorum, Hababam’ın deyişiyle Kel Mahmut. Münir Özkul tarafından başarıyla canlandırılmış, kendini eğitime ve öğrencilerine adamış mükemmel hatta mükemmel ötesi olarak betimlenmiş bir öğretmen ve okul idarecisidir Mahmut Hoca. Eğitimin ticarileşmesi karşısında öğrencilerin yanında durur, “ben tüccar değil öğretmenim” der özel okulun sahibine. Babacanlığı, güler yüzü, kendini adamış oluşu büyüler seyirciyi, alabildiğine haylaz ve hatta … Okumaya devam et BAŞKA BİR OKUL MÜMKÜN

ZİYA GÖKALP’TEN EVLENDİRME PROGRAMLARINA

1894 yılı, Diyarbakır İdadi Mülkiye’nin 18 yaşındaki bir öğrencisi “padişahım çok yaşa” yerine “milletim çok yaşa” diye bağırdığı için soruşturma geçirir, onun adı Ziya Gökalp’tir. Osmanlı’nın cemaat temelli toplum ve devlet düzeninden milliyet esaslı ulus devlet yaratmaya çabalayan İttihat ve Terakki’nin önemli bir ideoloğu ve Türk milliyetçiliğinin kuramcısıdır Ziya Gökalp. Büyük bir düşü vardır, Turan. Şu dizelerle dile getirmiştir bu düşünü: Vatan ne Türkiye’dir Türklere, … Okumaya devam et ZİYA GÖKALP’TEN EVLENDİRME PROGRAMLARINA

ORTADOĞU’DA NEFRET DİLİ

“Dünyada yaşayanlar ikiye ayrılır, Beyni olup dini olmayanlar, Ve dini olup beyni olmayanlar.”                                    Ebuula el-Maari                                   Ortadoğulu Şair-   M.S 973- 1057                                 Ortadoğu’nun nefret dilini anlamak için sosyal medyanın tutucu, cahil ve önyargılı ezberlerinden daha fazlasına gereksinimimiz var. İçinde barındırdığı kültürleri, tarihini, bilimini ve edebiyatını bilmeden, “bu Araplar hep böyle pis, cahil, tembel ve insan kafasıyla top oynamaya alışık bir toplumdur” diyerek söze başlayan … Okumaya devam et ORTADOĞU’DA NEFRET DİLİ

NEFRET DİLİ

İçinde bulunduğumuz coğrafya giderek artan bir nefret dalgasının kan ve ateş rengine bürünmüş durumda. Nefretin kullandığı bir dil de var,  yeni de değil üstelik. Bu yazımda nefretin dilini yazacağım ama bir hikâyecik anlatacağım önce, Güneydoğu Anadolu yöresinden binlerce insan öyküsünden biri. 24 yıl önce, Birinci Körfez Savaşı sıraları Suriye sınırına yakın 4-5 evden oluşan bir küçük yerleşim bölgesi. Evlerden birinden gençten bir subay çıkıyor, omuzundaki … Okumaya devam et NEFRET DİLİ

OKULLAR AÇILDI: HEY ARKADAKİLER, SUSUN BAKALIM

Efendiler! Eşekler susabilirler Ne yani çocuklar hiç gülmeyecekler mi?                                                               Ece Ayhan Evet, her yıl olduğu gibi bu cümleyle açıldı okullarımız: HEY ARKADAKİLER, SUSUN BAKALIM.  Okullar açıldı dedikten sonra dilimin ucuna gelen ilk kelime “ama” oluyor, biliyorsunuz “ama” sözcüğü kendisinden önce gelen tüm fikirlere, olgulara ve eylemlere isyan eden bitirim bir bağlaçtır.  Bu yüzden yazımın başlığı “AMA” olabilirdi, olmadı, şimdiki başlığın başına bir hal gelirse … Okumaya devam et OKULLAR AÇILDI: HEY ARKADAKİLER, SUSUN BAKALIM

OKULLAR AÇILIYOR: ÖĞRETMENİM CANIM BENİM, CANIM BENİM…

Öğretmenler günü başta olmak üzere pek çok yerde ve pek çok kez dinledik bu şarkıyı, şimdinin çocukları da dinlemeye, söylemeye devam ediyorlar: “Öğretmenim canım benim, canım benim Seni ben çok, pek çok severim Sen bir ana, sen bir baba, Her şey oldun artık bana Okut, öğret ve nihayet, Yurda yarar bir insan et.” Özlü sözlerimizde, şarkılarımızda, şiirlerimizde öğretmenlerimizi koyacak yer bulamıyoruz, bir harf öğretenin kölesi … Okumaya devam et OKULLAR AÇILIYOR: ÖĞRETMENİM CANIM BENİM, CANIM BENİM…

OKULLAR AÇILIYOR : ANOTHER BRICK IN THE WALL

Okullar açılıyor, Pink Floyd’un 1979 tarihli The Wall albümünün ünlü bir şarkısını köşe yazımın başlığına taşıyorum: Another Brick In The Wall… Uzun yıllar boyunca tüm Dünya’da öğrencilerin neredeyse bir isyan ve özgürlük marşı oldu, çocukların ve gençlerin tek boyutlu insan yetiştiren, kontrole, güç ve iktidar ilişkilerine dayalı eğitim sistemine karşı çıkışlarının sembolüydü yıllar boyunca. Pek çok ülkede yasaklandı, hiç kuşkusuz 1968/78 kuşağının isyan, devrim ve … Okumaya devam et OKULLAR AÇILIYOR : ANOTHER BRICK IN THE WALL

SAĞLIKTA FARKINDALIK: ÖLE ÖLE DEĞİL, FARKINDA OLA OLA

Sosyal medya “arkadaşlarımın” bazılarını ellerindeki bir kova buzlu suyu kafalarından aşağı döker görmesem bu konuda yazmayı aklımdan bile geçirmemiştim. Artık herkes biliyor, ALS (Amyotrofik Lateral Skleroz) hastalığına farkındalık oluşturmak için geliştirilmiş Ice Bucket Challenge adını taşıyan eylem, sosyal medya vasıtası ile hızla yayılıyor. Eylemin orijinal şekli şu, kendisine meydan okunan kişi ya kafasından aşağı bir kova buzlu su döküyor, dökemiyorsa ALS hastaları için kurulan derneğe … Okumaya devam et SAĞLIKTA FARKINDALIK: ÖLE ÖLE DEĞİL, FARKINDA OLA OLA

ÖLÜMÜNE PİZZA SİPARİŞİ

Bir arkadaşım anlattı, ben onun yalancısıyım, yalansa bile hem eğlenceli hem de yazımın girizgâhı için güzel bir öykü, biraz süsleyerek aktarıyorum: “Bir öğle vakti odamda çalışıyorum; dosyalar, raporlar, acil yetişmesi gereken bir sunumum var, öğle tatili yapmak bir hayal, kapım çalındı ve “gir” dememe vakit kalmadan kapıdan içeri bir uzaylı girdi. Evet, bir uzaylı, üstelik uzay giysilerini bile çıkarmamış, şaşılacak bir şey yok, bir gün … Okumaya devam et ÖLÜMÜNE PİZZA SİPARİŞİ